18.03.2011

aşk sevgiden beter, düşman aslında tümmmmmm sevenler

konuyla hiç alakası yok, janis yollamıştı 28. kez dinliyordum yazıverdim. asıl yazmak istediğim şu, hala bloguma girmek için kolumu bacaklarımın arasından geçirip kıçıma sokup ağzımdan çıkararak klavyeyi kullanıyorum! hani yürütme durdurulmuştu? allah belanızı versin ulan!

8.03.2011

lennnnn noluyo burdaaaa!

çello aradı ben ispanya'dayken, blog yasaklandı, dedi. dün akşam döndüm, bu sabah denedim giremedim bloguma. sonra maillerimi okurken bi arkadaşımın yazısına gelen yeni yorumun bilgisini farkettim, ona bakarken bi denedim, aa, yorum bırakabiliyorum. sonra onu tıkla bunu tıkla aha da kendi bloguma yazı ekledim arkadaş!
bu boktan işi çözmek için başlatılmış bi organizasyon varsa dahil olmaya hazırım, haberdar edin, geri alalım blogumuzu. ne yapmak lazım? bi ses verin.

13.02.2011

boyu bi karışken donlarını kafasına giyip, annesine de "yası ooolmuşum?" diye soran bi insan 32 yaşında tekstil işine girerse sonu nasıl olur? bekleyip hep birlikte göreceğiz... bu arada kafasında don varken kıçı açık mıydı diye sormayın, bana o kısmı anlatılmadı.
ilk eteğimi 3 hafta önce giyip insan içine çıkmıştım, kumaşlarım geldi, ilk çanta modelim de hazır ama hastalıktan kıçımı toplayıp da diktirmeye gidemedim! haftaya cuma uzun yol var, 3 hafta kadar yokum buralarda. aylardır birikmiş konular, seyahat yazıları, inişler çıkışlar... daha ağzımın tadıyla istifamı bile anlatmadım ama suçun bi kısmı tembelliğimdeyse bi kısmı da internet canavarı annemdedir. korkarım sonunda kendisini bilgisayar başından kriko kullanarak sökmek zorunda kalacağım! neyse, uygun fiyatlı bi laptop arayışındayım, yakında bitecek bu mazeretler silsilesi. şimdilik, uzunca süredir koruduğum sessizliğimi bugün de bozmamışım gibi yapalım. martın 2. haftası burdayım.
hoşkalın...

1.02.2011

allaaam arkadaş çevremi değiştirmeli miyim?

- mini etek ve file çorap onlara benden çok yakışıyorsa,
- mini eteklerine ve file çoraplarına rağmen ayakta işeyebiliyorlarsa,
- onlar mini etekliyken ben parti konsepti gereği kaşlarımı göz kalemiyle boyayıp kalınlaştırmışsam, bıyık bulaşığı  çizmişsem ve bahriyeli gibi giyinmişsem,
- onlar 41 ya da 42 numara da olsa topuklu ayakkabı giymişken bende postal varsa,
- bu esnada ojelerim silik, küpelerim çıkıksa,
- ama hiçbir şikayetim yoksa ve bilakis gayet de mutlu bi gece geçirdiysem...

el cevap: HAYIR!

hoşgeldin hemşirem, ne iyi ettin de döndün istanbul'a... her ne kadar ben artık yoksam da orada, senin dönüşün için fazladan birkaç gün beklemek ve kutlamak benim için zevkti. evine hoşgeldin...

20.01.2011

edirneeeeeeeeeeeeeee!

nihohahahah! aylar süren yoğun uğraşlar sonunda çello çalan kedim'e süpriz yapmayı başardım. yaşasın işbirlikçi kocalar, yaşasın nilüfer turizm!