skip to main | skip to sidebar
baykuş'un karalama defteri

23.08.2010

Gönderen geveze baykuş zaman: 23:26
Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa

hayatımın kedisi

hayatımın kedisi
belki de yavruyken bir türlü tutmayan frenleri yüzünden kafasını duvarlara, kapılara vura vura delirdi. belki o da benim gibi doğuştan yabaniydi. neticede; misafir düşmanı, evin gerçek sahibi ve tek efendisi, bahçenin bekçisi, 7 düvelin başının belası bir efsaneydi o. hızlı yaşadı, genç öldü. dıngıl, kocakafa, kıllı, götgöt, cevizzzz... nasıl seslensem bir cevabı olan kedi, seni çok özlüyorum!

huzurlu uyu muzocuğum...

huzurlu uyu muzocuğum...
16.05.2010da kaybettiğimiz sevgili hocam Muzaffer Sarımeşeli, adına hazırlanan kişisel web sitesinden akademik dünyaya katkıda bulunmaya ve bize gülümsemeye devam ediyor...

küflenenler

  • ►  2012 (11)
    • ►  Temmuz (1)
    • ►  Haziran (2)
    • ►  Mayıs (5)
    • ►  Nisan (1)
    • ►  Ocak (2)
  • ►  2011 (34)
    • ►  Aralık (2)
    • ►  Ekim (3)
    • ►  Eylül (1)
    • ►  Ağustos (3)
    • ►  Temmuz (11)
    • ►  Haziran (6)
    • ►  Mayıs (2)
    • ►  Nisan (1)
    • ►  Mart (2)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (1)
  • ▼  2010 (65)
    • ►  Aralık (6)
    • ►  Kasım (4)
    • ►  Ekim (6)
    • ►  Eylül (3)
    • ▼  Ağustos (3)
      • sabah 4 itibarıyla cumartesi uykumun içine ettim, ...
      • Başlık yok
      • efendim burası benim yeri gelip sevindiğim yer...
    • ►  Temmuz (3)
    • ►  Haziran (2)
    • ►  Mayıs (2)
    • ►  Nisan (6)
    • ►  Mart (8)
    • ►  Şubat (14)
    • ►  Ocak (8)
  • ►  2009 (106)
    • ►  Aralık (9)
    • ►  Kasım (12)
    • ►  Ekim (9)
    • ►  Eylül (8)
    • ►  Ağustos (15)
    • ►  Temmuz (22)
    • ►  Haziran (20)
    • ►  Mayıs (11)

bi de bu var

  • veled-i zina

kim ola ki bu baykuş?

Fotoğrafım
geveze baykuş
her türlü psikolojik hali çenesine vuran, hayat dolu diye tanınmakla beraber zaman zaman hayata küsen, çoğu zaman neşeli ne hikmetse bir o kadar da sinirli... galiba yarı deli!.. kendisini amazon sandığı, hayata karşı gardını aldığı ve bazen üst üste yumruklarla sersemleyip kıçüstü otursa da kalkıp çarpışmaya devam ettiği yakın eşrafınca rivayet olunur. mesaj verme kaygısı taşımadığından, mesaj alma kaygısı olanlara okumamaları önerilir. derdi gönlünü eğlemek, bokuyla dövüşürken şu sayfalara iki satır çemkirmek, bazen buradan umuma açık sevinmek, özetle içini dökmek. "ay hiç sevmem küfür eden kadın, tü kaka" diyenlere, sıradan bi kadının yaşayıp hissettikleriyle ilgilenmeyenlere, ille de çok sanatsal yazın numuneleri görmek isteyenlere, her okuduğundan alınıp kıllanma merakı olanlara ve bunların her nevi türevlerine... bildiniz, okumamaları önerilir. hadi selametle...
Profilimin tamamını görüntüle

gece, melek ve bizim çocuklar