ben benimki kaç santimmiş öğrendim, sıra sizde... denizden babam çıksa yerim demek kolay ama önlem almazsak sonunda denizden babamızdan başka bir şey de çıkmayacak!
belki de yavruyken bir türlü tutmayan frenleri yüzünden kafasını duvarlara, kapılara vura vura delirdi. belki o da benim gibi doğuştan yabaniydi. neticede; misafir düşmanı, evin gerçek sahibi ve tek efendisi, bahçenin bekçisi, 7 düvelin başının belası bir efsaneydi o. hızlı yaşadı, genç öldü. dıngıl, kocakafa, kıllı, götgöt, cevizzzz... nasıl seslensem bir cevabı olan kedi, seni çok özlüyorum!
huzurlu uyu muzocuğum...
16.05.2010da kaybettiğimiz sevgili hocam Muzaffer Sarımeşeli, adına hazırlanan kişisel web sitesinden akademik dünyaya katkıda bulunmaya ve bize gülümsemeye devam ediyor...
her türlü psikolojik hali çenesine vuran, hayat dolu diye tanınmakla beraber zaman zaman hayata küsen, çoğu zaman neşeli ne hikmetse bir o kadar da sinirli... galiba yarı deli!.. kendisini amazon sandığı, hayata karşı gardını aldığı ve bazen üst üste yumruklarla sersemleyip kıçüstü otursa da kalkıp çarpışmaya devam ettiği yakın eşrafınca rivayet olunur.
mesaj verme kaygısı taşımadığından, mesaj alma kaygısı olanlara okumamaları önerilir. derdi gönlünü eğlemek, bokuyla dövüşürken şu sayfalara iki satır çemkirmek, bazen buradan umuma açık sevinmek, özetle içini dökmek.
"ay hiç sevmem küfür eden kadın, tü kaka" diyenlere, sıradan bi kadının yaşayıp hissettikleriyle ilgilenmeyenlere, ille de çok sanatsal yazın numuneleri görmek isteyenlere, her okuduğundan alınıp kıllanma merakı olanlara ve bunların her nevi türevlerine... bildiniz, okumamaları önerilir.
hadi selametle...