4.01.2012

yemekten sonra, uykudan önce

bugün mini eteklere hasret yaşayışımın sebebidir anneannemin bacaklarının tombulluğu. malumunuz,  genetik miras reddedilemiyor günümüz tıbbının onca gelişmişliğine inat. neyse efendim, o zamanlar hiç şikayetim yoktu tabi. anneannemin dizine yatardım akşamları, bana masal anlatırdı. nedense aklımda bir tek aamet-meemet-mındık kaldı. ahmet ve mehmet adlı abileri tarafından itilip kakılan hiç tanımadan sevdiğim arkadaşım mındık'ın, abilerinin hayatını kurtarmak üzere kötü kalpli devle giriştiği mücadele, gecenin sonunda elbette ki zaferle sonuçlanırdı... 

meloş sultan'ın en küçük torunu bugün 16 yaşında, yani masal dinleyecek kimse kalmadı etrafında. zaten dizleri de ağrıyor, öyle uzun uzadıya yaslanmaya üstüne yatmaya gelemez artık. o yüzden unuttuğum masalları hatırlamak üzere bir sergiye gideceğim önümüzdeki hafta. bir süre için iş ve kader arkadaşım da olan sevgili bacım fatma tuncer'in bez bebek ve minyatürlerini hafızasını tazelemek isteyen herkesin görmesini öneririm. el emeği göz nuru denen şey de masallara karışıp unutulmadan...