
kurban bayramı için sinop planları dolu dizgin devam ediyor. seval'le fotoğraf çekmeye gideceğiz. sağolsunlar sinoplu arkadaşlar da şelaledir, fenerdir, rakıdır... planlara katkıda bulunuyorlar. bu sinoplular iyi hoşlar da, balık yemeyi beceremiyorlar yahu.
bizim kız malum, ağzına sürmüyor, balık yemeyen tek karadenizli olarak namı aldı yürüdü. memleketimizin en kuzey ucunun güzelliği bunları toptan sarhoş mu etmiş nedir, tanıdığım diğer hemşerilerinde de bi sorun var. geçen hafta sezonun ilk hamsisini yedik ankara temsilcileriyle beraber. 1 kilo hamsinin yanına, 1 koca leğen salata yaptım. saldırdık sofraya ama ne göreyim! o çıtır çıtır caanım hamsileri didikleyip didikleyip bıraktılar. yok kılçığıymış, yok kuyruğuymuş aman ayırayım derken hayvancıkların yarısı mundar oldu. sofraya kılçık tabağı koydukları an şüphelenmiştim zaten, ama bu kadarını beklemiyordum.
hamsi dediğin parmak kadar bi mucize, iyi de pişirirsen tut kuyruğundan at ağzına, değil mi? değilmiş. ben allahın ankaralısı geride izini bırakmadan hapur hupur götürürken, sinoplular bi de üstüne limon sıkıp o güzelim çıtırlığı da katlederek arkalarında sokak kedilerini bayram ettirecek miktarda atık bıraktılar. bu kıymetbilmezliği, memleketlerinde bol bulunmasının verdiği alışkanlığa bağlıyorum.
hamsi sezonu başladığında, bizim evde hemen her hafta yapılırdı. hatta özel günlerde anneme hamsili pilav siparişi verirdim. eskiden rahmetli ceviz'in doğum günü olan 17 nisanda mutlaka tavada yapılırdı. kokudan gözü dönen ceviz tabağına bir saldırırdı ki... ah tontonum ah!.. ocak ortalarında sular iyice soğuyup hamsi de gürbüzleştiğinde, benim o üşengeç ötesi babam mucizevi bi şekilde sabahın köründe kalkıp, güneş doğarken hale giderdi. hamsiyi getiren kamyondan kasayla alıp eve döndüğünde ailece mutfağa doluşur, birer yemelik paketler hazırlayıp, derin dondurucuya atar ve sıcak yaz günlerinde bahçede mangal keyfi için saklardık. balıkçılardaki hamsilerin eli yüzü düzgün olduğu günler geçerken, stoklara taarruz da başlardı. evden ayrıldığımdan beri bu seromoninin sadece yeme kısmına eşlik ediyorum, ne yalan söyleyeyim şikayetçi de değilim. mübarek bi kokuyor ki, o elleri 2 gün çamaşır suyunda kaynat anca çıkar...
balık aşkım sadece hamsiyle sınırlı değil, ama karadenizlilere sorarsak hamsi de balık değildir, hamsidir. hatta fotoğrafı aldığım şu adreste bi anket bile var. bakmaya üşenenler için buraya yapıştırayım.
Hamsi nedur?
- Bir mucize 44 54.3% (bu 44 kişiden biri de benim)
- Bir baluk 23 28.4%
- iki Baluk 6 7.4%
- Ayol, ben bilmem 3 3.7%
- Bir mucize 44 54.3% (bu 44 kişiden biri de benim)
- Bir baluk 23 28.4%
- iki Baluk 6 7.4%
- Ayol, ben bilmem 3 3.7%
Oy kullananların sayısı : 81
İlk oylama : Pazartesi, 09 Ekim 2006 14:01
Son oylama : Çarşamba, 21 Ekim 2009 09:42
Son oylama : Çarşamba, 21 Ekim 2009 09:42
sitede hamsili tariflere, muhtelif fotoğraflara bakabilir ve hatta hamsi.com uzantılı mail adresi bile alabilirsiniz. kışın yaklaştığı şu günlerde herkesin bir göz atmasında fayda olacağı kanaatindeyim.
bayram değil seyran değil niye öptü beni eniştem hesabı, bu yazı nereden çıktı derseniz, bizimkilerden birinin babası dün gece kasayla hamsi yolladı, bu sabah aldıracaktı. kalktığımdan beri nasıl yesem hayalleri kurmaktayım, paylaşayım istedim.
herkese bol hamsili bi kış diliyorum, hadin sağlıcakla...
