16.10.2009

televizyoncuların derdi ne?

hatırlarsınız, bi dönem reality show diye bi musubet peyda olmuştu. ekranlar cinnetten, kandan, kazadan... geçilmiyordu. son bikaç senedir tv izleme alışkanlıklarım değiştiğinden ben mi rastlamıyorum yoksa bu programlar tepkiler yüzünden kaldırıldı mı emin değilim, ama belli ki yapımcılar fitne tohumları ekmeye doyamıyor!
sabah kuşağı hepten sapıtmış dostlar. az önce bi kanalda düğünümüz var diye bi programa rastladım. uydudan yayın yapan düğün tv vardı, milletin üşenmeyip söz-nişan-kına-düğün kasetlerini yolladığı ve çatır çatır yayınlattığı gereksizötesi bi kanaldı. onun benzeri sandım, ay bunlar hiç akıllanmayacak, dedim ekrana bakarak. meğer saçmalığı 1 adım daha ileri götürmüşler de haberimiz yokmuş.
kına gecesinde, gelinin anası olacak pasaklı mendebur, konukların arasında dolaşıyor, hoşgeldiniz beşgittiniz vs. bu arada hüzünlü olduğunu, kızından ayrılacağını falan anlatıyor. bi köşeden mevzuya dahil olan yazık amca da diyor ki; üzülme, bi kızın vardı şimdi bi de oğlun oldu. teyze, gözlerinde fettan bakışlar, bi hışımla dönüyor; el kızından kız olmaz el oğlundan oğlan olmaz, allah herkesin kendine versin, diyerek koca götünü kameraya (ve neye uğradığını şaşıran yazık amcaya) dönüp uzaklaşıyor!
buraya kadar sadece, yazık len bu damada, ne cazgır kaynanaya düşmüş, deyip geçiyoruz. bunlarınki de iş şimdi, hadi kadın densiz, tvde niye yayınladılar ki sorusu zihnimizi meşgul ededursun, devreye programın muhabiri giriyor. ertesi gün alıyor damadı, deniz kenarında bi yere götürüp cazgır kaynananın ettiği lafı bi güzel ispiyonluyor ve damadı gazlamaya başlıyor. yok efendim üzüldün mü, kırıldın mı, neler hissediyorsun, şimdi ne yapacaksın bilmem ne... damat da dellenmiş, haklı olarak veryansın ediyor. o güne kadar damatlık değil, evlatlık yapmış. her işlerine koşmuş vs. madem el oğluyum, bundan sonra ben de evlatlık yapmam damatlık yaparım, diyor. daha bi dolu laf salatası, ama muhabir azimli, damadı iyiden iyiye kızdırmadan yakasını bırakmıyor.
bununla da yetinmeyen ekip, bu defa dünürlerin peşine düşüyor. bakalım onlar bu işe ne diyecek, dedikleri sırada ben televizyonu kapatıp bilgisayarımı açıyorum ve yazmaya başlıyorum.
şimdi, sizin derdiniz ne allasen ya? orda damat çıldırsa, gitse kaynananın ağzına iki tane yapıştırsa, suratına tükürse, kameraların önünde emeklerim haram zıkkım olsun, al kızını da başına çal... dese çok mu iyi olacak? reytingler mi patlayacak, televizyoncular nişan attırdı diye manşetlere taşınacaksınız da, kelebek ödüllerinden üçü beşi sizin mi olacak? hadi eskiden halihazırda olanları yayınlıyordunuz, şimdi ne oldu? kendi dramımızı kendimiz yaratalım mı dediniz? dünürler ne yaptı mesela, şimdi merak ediyorum. damadın annesi gidip cazgıra uçan tekme atsa, saç başa girseler altın cinnet ödülü mü verilecek bu programı yapanlara? madem düğünümüz var koydunuz yaptığınız işin ismini, neden düğünü sabote etmeye çalışıyorsunuz? son yıllarda tırmanışa geçen boşanma oranlarını görmezden gelin, insan hayatında 1 kere evlenir (varsayımına sadık kalalım), niye milletin tadını kaçırıyorsunuz? bu iki aile ömürlerinin kalanında yüzyüze bakacak, neden durduk yere birbirlerine düşman ediyorsunuz? manyak mısınız lan, rahat bıraksanıza insanları!
hayret bi şey ya! bush'lardan biri, saddam yönetimindeki ırak için, ortadoğu'nun şer ekseni demişti. alın buyrun, bizde alası var.
derdiniz ne be???