31.12.2010

evren baba'nın dikkatine: yeni yıl listem

her ne kadar bu topraklardan çıkma da olsa malum, bizim memlekette noel baba'ya inanılmaz. zaten ben de pek iyi bi çocuk değilim, mayamda yok, olamıyorum. hayır özümde iyi bi insanım, ama rahat vermiyolar ki kardeşim pamuk şeker gibi yaşamama. illa bi kaşınsınlar, tırım tırım gelsinler, sopa diye sünsünler... sonra da şikayet, vay baykuş çok asabi, aman ağzı pek bozuk... bozuk amına koyiim, tıkayın madem kulaklarınızı! ne var?

neyse, noel baba diyoduk, ben ona inanmam ben ona inansam o benim uslu bi çocuk olacağıma inanmaz ve hediye diye avcumu yalarım. ama ben de bi canım! benim de bi nefsim, isteklerim hayallerim var. e kimden istiycez? tedavülde evren var bizim buralarda. ben tee üniversite yıllarımda reiki işlerine bulaştığımdan beri evrenle aramı iyi tutmaya çalıştım, ha o bana kazıkları soktu soktu durdu, ayrı. bu sene yaptıkları sondu, di mi evren? biz artık barıştık, anlaştık. evren beni seviyor ve destekliyor. ben de destek beklediğim alanlara dair kısa bi liste yaptım, bu sayede neye ihtiyacım olduğunu düşünüp kendisini yormayarak hemen meseleye el koyabilir. sağolsun, evren çok vericidir. beni de pek sever. sözü fazla uzatmayayım, listemi vereyim artık.

  1. janis'le beraber soyunduğumuz işlerimiz süper yürüsün, aldığımız her karar bize mutluluk getirsin, o kadar ki ankara - istanbul demeden gındıllanalım. ilhamımız eksik olmasın, hep yaratalım hep yapalım.
  2. kış boyunca hava soğuk bile olsa çok kar yağmasın, yağarsa gece biz uyurken erisin, hava - kara yolları tıkanmasın, isteyen istediği yere gitsin.
  3. bahar gelip de yağmurlar azınca hiçbi yeri sel basmasın.
  4. yazın yangın çıkmasın, ormanlarımız yerinde dursun, otellik arazi olmasın.
  5. baskülle tartılmaya devam edebileyim, kantaralara kadar düşmeyeyim.
  6. aylardır niyetlendiğim pilatese artık başlayayım, haftasına sonuçları görüp hayret edeyim.
  7. saçlarım uzadığı zaman da dalgaları bozulmasın.
  8. daha fazla alışveriş merkezi açılmasın!!! lütfen ya...
  9. sol el bileğimin ve sol ayak bileğimin yıllardır çektirdikleri ızdıraplar son bulsun, hayatımı kötü etkileyen bu dişi enerjinin sahibi olan münasebetsiz kadın siktirsin gitsin.
  10. akmayacak diye binbir hevesle aldığım, cecile marka kıçı aplikatörlü siyah göz kalemim de 2 haftalık mutlu mesut kullanım sonrasında su koyverdi allahından bulsun! 2 saat içinde yanaklarıma inip beni pandaya benzetmeyecek makyaj teknolojisi istiyorum.
  11. annemin içindeki şeytan çıksın, abuk sabuk konuşup bana cinnet ve hatta cinayet sebebi yaratmasın, kapıyı vurup gitmek zorunda kalmayayım kalırsam da bu defa vicdanımı dinleyip 4 ay sonra geri gelmeyeyim.
  12. para istiyorum paraaaaaaaaaa! fiktoş'la ortak biletimden gayrı, şahsi teşebbüsüm olan sonu 7 ile biten çeyreğime de iyi bi ikramiye istiyorum.
  13. kırmızı ruj sürmek istiyorum. fiktoş diyo ki... neyse, ben gene de istiyorum.
  14. saçlarımın rengi hiç açılmasın, hep siyah kalsın. arada tek tük beyazlar olabilir ama abartmasın, asabımı bozmasın.
  15. içip içip dağıtmak istiyorum ulen! ama bu gece olmaz, kılçık sultan'ın açık arayan gözleri önünde herhangi bi tebessüm bile sarhoşluk sayıldığından, bu gece olanca meymenetsizliğimle oturucam. kafasını başka yere çevirsin, arkasından da nanik yapıcam. yok arkadaş, ben annemi hakkaten sevmiyorum.
  16. şu üşengeçliğimi bi atayım, birikmiş yazılarımı yazayım, okunmamış mailleri okuyup cevaplayayım.
  17. mutlu olacağım bi yerde yaşayayım.
  18. gelecek 8 yıl boyunca hep olduğumdan 6-7 yaş küçük görüneyim, sonra da 38'e sabitleneyim, ama 50 olunca da 40 göstereyim.
  19. huzurlu uyuyayım.
  20. huzurlu uyanayım.
  21. günlerim huzurlu geçsin.
  22. 19-20-21. maddelerin gerçekleşmesi için bana acilen bi ev lazım. geniş bi 1+1 olsun, kocaman terası olsun, camları damı yanı yöresi iyice izole edilmiş olsun ki yazın serin kışın sıcak oturayım içinde. çiçek de ekicem, söz bak.
  23. zihin açıklığı istiyorum.
  24. aşk... ah aşk! evet, halihazırda var bi sevdicek, sağolsun iyi adam, yok kendisinden bi şikayetim dursun hayatımda, hep olsun. hep olsun ama dünyanın bi ucundan bi ucuna ilişki de zor oluyo be evren. diyorum ki bizi ortada bi yerde buluştursan... şöyle ılıman iklimli, yeşili bol, musluktan akan suyu içilir, havası temiz korna sesi az olanından... 
bu daha uzar gider ama evreni de çok yormayayım, aramız anca düzeldi, tırsıp kaçmasın kerata. son olarak memleketim için de bi dilekte bulunayım ve bitireyim.

önce halihazırdaki çocuklara iyi bir gelecek sağlamak ve yaşanır bir dünya bırakmak için çalışılsın,  ana babaların elleri değmişken onları insan gibi yetiştirsinler, sonra önlerindeki maçlara bakarlar. kimse başbakanını dinlemesin, tavşan gibi üremesin, ümmet olmasın, cahil kalmasın. 2011'de de nüfus patlamasına karşıyım! bu gece az için, kazalara mahal vermeyin. hadi iyi yıllar...

26.12.2010

hayat, beni neden yoruyosun? kırıcam ağzını burnunu o olacak!

küllerimden doğmaktan bıktım! ben artık yaşlı bi kadınım, bi düzenim sabit bi hayat standartım olsun istiyorum. yıldan yıla yükselen bi grafik sergileyebilir tabi, standarta baskı yapacak değilim. ama başladığım yere dönmekten bıktım...
6 yıl oldu evden ayrılalı, hatta 7. çok daha önce bi kavgada cayırdamıştım babama, bi gün bu evden gidecek ekonomik gücüm olacak işte ondan sonra sürünsem de köprü altına düşsem de senin evine dönmem, diye. allahım, tamam sopan yok ama, boyundan büyük laf eden tek kulun ben miyim yahu? evirip çevirip kıçıma soktuğun bu kaçıncı? hı? tamam, başka büyük laf etmiycem söz. çocuk yapmam da demiycem, o konuyu açana kikirdeyip, eh kısmet ehiehi... falan diycem, valla bak. ama yeter yahu. tayyip de senin kulun değil mi? o demişti, seçilirsek vallah billah dokunulmazlığı kaldıracağız diye. seçildi, şimdi görevi kötüye kullanan kamu çalışanlarının cezalarını düşürmek için yırtınıyor. onun ettiği laf mı daha büyük benimki mi allahım? ben bi tek babamın kalbini kırdım, tayyip 70 milyonu her gün öpüyor, niye sopa hep bana allahım? 
bi orta yol bulsak diyorum? bak ben 90-60-90 ölçülerinden vazgeçtim, sen de bana daha fazla kilo aldırma.  kendi dükkanımı açmaktan vazgeçtim, hazır dükkanlısı var der onlara satarım sen de artık işlerimi rast getir. eski kocamı ölürken görmek istemiyorum, sen de karşıma iyi insanlar çıkar. annemi babamı bi daha üzmiycem, sen de bana bi an önce kendi evime çıkacak para ver. sigarayı bırakıcam, sen de beni sağlıkla yaşat. 7 ceddimi ihya etmiycem çünkü arada sinirimi çok bozanlar var ama en az 3-5 ceddimi görürüm, sen de fiktoş'la ortak aldığımız şu bilete iyi bi şeyler vurdur artık. 
bi de bu yazdıklarım yüzünden tepeme yıldırım falan düşürmezsen minnettar kalırım.
hayta da olsa, gene memlekette müslümanım diye gezenlerden daha iyi kulun ebru

23.12.2010

eşyaların sığdığı kadarı 1 sırt çantası ve 2 valize dolduruldu, kalanlar da 2-3 haftaya kadar geri gelinip alınacak muhtemelen. sevdiklerimle vedalaşma faslında çok başarılı olamadım ne yazık ki. son 2 haftayı yine ateş-öksürük-sümük-halsizlik ekseninde mundar ettim ve gitmeden görmek istediğim birçok arkadaşımı göremedim. nasıl olsa yakında yine geleceğim, bu bi veda değil ki zaten geri döneceğim... vb avuntularla gönlümü eğleme safhasındayım. her ne kadar kurmayı planladığım işle ilgili olumlu beklentiler içindeysem de, ankara'ya dönüyor olmaktan hoşnut değilim. küllerimden doğmaktan da fena halde bıktım, söylemeden geçemeyeceğim! 
sevalim, tannesi, çingen, toprak ana, çello... sevgili e, sevgili d, doktorum, bakkalım, doncum, ojecim... özleyin beni, ben sizi şimdiden özledim!

17.12.2010

zaman siler her şeyi... sahi, siler mi?

1 sene geçmiş, ara ara facebooktaki sayfasına bakılmış, bazen duvarına hiç okuyamayacağını bile bile belki de bulutların üstünde olanca hınzırlığıyla yuvarlanırken gözü aşağı takılıp görür diye mesajlar yazılmış.  1 sene geçmiş, aslında 1 sene daha geçmiş ama sema unutulmamış.
 
bugünlerde parkta kuşları kovalayıp uçururken çekilmiş bi videosu var, gidip gidip izliyorum. sayfasındaki mesajlar hep sevgi dolu, herkes ya özlemini ya onu ne kadar sevdiğini anlatıyor. bazen diyorum ki, ölüp gitmek de fena değil be, bak arkandan ne kadar iyi konuşuluyor... ama olmadı sema, olmadı. bizim her geçen sene çizgimiz çubuğumuz artarken sen hep genç, hep güzel, hep tombul, pardon tombul değil balıketli ve hep yüzün güneşe dönük kalmamalıydın. bizimle yaşamalı bizimle yaşlanmalıydın. adisin lan, sattın hepimizi, bi beyin kanamasına bıraktın gittin... keşke kalsaydın... o kuşun kanadına oturup uçmasaydın... 
 
 

huzurla uyu, uslu dur oralarda, cennetin kuşlarını bari rahat bırak da vaktimiz gelince sığınacak yerimiz olsun. ruhun şad olsun. iyi ki doğdun, sensiz bir doğum günün daha kutlu olsun!
 
zaman her şeyi silmiyor, 1 sene sonra yine senin için, sadece senin için...







14.12.2010

patronum beni seviyormuş!

işteki son günümü de yarı cinnet yarı telaş halde geçirdim ve bitirdim. veda pastası ve şakalarla bitti son günüm. edi dedi ki, ilk defa böyle bi şey yapmışlar... 2 gün önce de kızlardan biri söylemişti, seni gerçekten seviyor diye... başka kimseye yapmamış, yapmazmış... hey yavrum be! baykuş'u sevmeyen ölsün! ölsün de, 9 aydır ettiğin eziyet neydi be bacım? bıktırdınız iki yerden ana kız çekiştire çekiştire bezdim elinizden, işmi gücümü bıraktım, tam toparlamaya başlıyorum derken yine sıçtım hayatıma! oldu mu şimdi? mikerim böyle aşkın ızdırabını!