12.01.2012

sakın almayın!

 bamya kadar olmasam da kendimce tüy sorunum var. büyük kısmını lazerle hallettim ama bıyıklarım hem sarı hem de ince olduğu için lazer görmüyor, arada kuaföre gidip aldırıyorum. bi süre önce bu silik denen aleti gördüm. kendi başıma iple halledemediğimden, fiyatı da uygun olduğundan alayım dedim. bu arada, ürünün kendi web sitesindeki fiyatı 59tl, indirdik.com fiyatı 7.90tl, dün de şehir fırsatı'nda 14.90tl miydi neydi... tüketicileri gerizekalı falan mı sanıyolar acaba? neyse, indirdik.com üzerinden aldım, kargom geldi, bir süredir palalanmış bıyıklarımı sıvazlayarak açtım ve hemen denedim. sonuç: zırt! bugün tekrar kargoya verip iade ediyorum. tek seferde 1 sıra tüy alırmış falan hikaye, resmen bıyıklarımın üstünde tepindim, tek bir teli bile almadı zıkkım. aranızda benim gibi kabiliyetsizler varsa diye söylüyorum, bunu sakın almayın bacılar. 

4.01.2012

yemekten sonra, uykudan önce

bugün mini eteklere hasret yaşayışımın sebebidir anneannemin bacaklarının tombulluğu. malumunuz,  genetik miras reddedilemiyor günümüz tıbbının onca gelişmişliğine inat. neyse efendim, o zamanlar hiç şikayetim yoktu tabi. anneannemin dizine yatardım akşamları, bana masal anlatırdı. nedense aklımda bir tek aamet-meemet-mındık kaldı. ahmet ve mehmet adlı abileri tarafından itilip kakılan hiç tanımadan sevdiğim arkadaşım mındık'ın, abilerinin hayatını kurtarmak üzere kötü kalpli devle giriştiği mücadele, gecenin sonunda elbette ki zaferle sonuçlanırdı... 

meloş sultan'ın en küçük torunu bugün 16 yaşında, yani masal dinleyecek kimse kalmadı etrafında. zaten dizleri de ağrıyor, öyle uzun uzadıya yaslanmaya üstüne yatmaya gelemez artık. o yüzden unuttuğum masalları hatırlamak üzere bir sergiye gideceğim önümüzdeki hafta. bir süre için iş ve kader arkadaşım da olan sevgili bacım fatma tuncer'in bez bebek ve minyatürlerini hafızasını tazelemek isteyen herkesin görmesini öneririm. el emeği göz nuru denen şey de masallara karışıp unutulmadan...




17.12.2011


6 senedir sensiz kutlandı doğum günün, sen bulutlardan aşağıya gülümsedin. bu sene iki kişi oldunuz, sen ve bulut bulutlardan sarkıyorsunuz, yağmur damlalarıyla düşüyorsunuz burunlarımızın ucuna, gıdıklanıp gülüyoruz. iyi ki yaşadınız, hatıralarımızda yer aldınız. mutlu yaşlar olsun...



ve bulut beyimiz, fotoğraflarını çektiğim gün gözünü dikmiş sema'ya bakıyormuşsun meğer... bilemezdik... özledik... birbirinize iyi bakın, aşağıdaki marifetlerinizi unutmadık, bari orada çok yaramazlık yapmayın. 

11.12.2011

bekir coşkun'un teleferik yazısını müteakip, pazar sabahı hissiyatım...

FLAŞ! FLAŞ! FLAŞ!


yıllardır ankaralılar'ı öpmeye doymayan ve fakat artık sıkılıp hedef değiştiren melih gökçek, baharda gelmesi beklenen garibim göçmen kuşlara teleferik tellerine tırmanıp mı ulaşacak?

"her kuşu siktin bi leylek kaldı!" diyenlere cevabı ne olacak?

leylek bu işe ne diyor?

ankara eli kolu bağlı otururken leyleklerin namusunu kurtarmak yine green peace eylemcilerine mi düşecek?

hepsi ve daha fazlası şu soğuk aralık günlerinin sıcacık ankara gündeminde... uykunuz ağır, başucunuzda vazelininiz hazır olsun! oy vermeye devam, herkese çok çok selam!

hadi muck muck minnoşlar, hepinize hayırlı pazarlarrrrrrrrr...

16.10.2011

günün fotoğrafı



ben bu kareyi gördüğüm anda gözlerim doldu, siz ne düşünürsünüz bilmem. keşke aşılsa engeller kolaylıkla! keşke sağlıklı bireylerin bile hayatını çekilmez kılan engeller, engelli bireyleri evlere mahkum etmese... yüzyılın icadı metrobüs yerine herkes için düzenlenmiş yollar - kaldırımlar olsa. bütün dünya buna inansa, hayat bayram olsa... sözkonusu türkiye olunca anca böyle işte, şarkı türkü!