
buna mim diyeyim ilk önce, böylece popom kalkmaz. bu mimin de diğerlerinde olduğu gibi kuralları varmış. sırayla gidelim.
*beni ödüllendirenlerin blog linkini yayınladım.
*ödülün logosunu yayınladım. (bu arada, kimin elinden çıktıysa kusuruma bakmasın, ben bi şey anlamadım. soyut resimle aram pek iyi değil)
*7 yaratıcı blogger ödüllendireceğim.
*7 blogun linkini yayınlayacağım. e zaten bu maddeler beraber yapılır.
*ödüllendirdiklerime haber vereceğim.
* kendimle ilgili 7 ilginç şey yazacağım.
blogcuda yazdığım günlerden arkadaşım, gerçek bi savaşçı olan
cherry de, 1 yıldır sürdürdüğü mücadelesi ve trikotillomani derdinden muzdarip arkadaşları için hem güçlü bi model hem de sıkı bi destekçi olduğu için ödül alanlardan.
kendisini terapi gören öküz olarak tanımlayan absalom ( http://absalom-ritspa.blogspot.com) bu işe ne der bilmiyorum ama, at nalı büyüklüğünde maşallah takılası, hem uzun hem eğlenceli yazılarıyla benden ödülü aldı.
eşsiz muhalif, hedefi 12den vuran satırlarıyla saptama ve saplama uzmanı, yazılarından çok etkilenip oraya buraya sataşma isteği duyduğum için bigün başımı belaya sokacak olan asi ruh uyumsuz (http://kedikuyrugu.blogspot.com/), normalde acımaz harcar ama ihtiyaç hasılında avukatımın ücretini ödeyeceğine söz verdi sağolsun.
yetenekli insanları hep imrenerek ve hayranlıkla izlemişimdir. bi uyuzcadı (http://uyuzcadi.blogspot.com/) var ki, evinde sıkılmanız mümkün değil. yastık pofudukluğunda 2 kedisinin yanısıra, içlerinde zenaatini döktürdüğü çerçeveleri seyrederek akşamı çok rahat edersiniz. ama bu cadı'nın daha çok sevdiğim blogu işte bu linkini verdiğim. nasıl bi tatlı huysuz, nasıl bi kızgın anlatamam.
okul arkadaşım tannesi başka bi savaşçı. türkiye'de kadın olmak yeterince zor değilmiş gibi artık eş ve anne. bundan şikayeti yok ama uğraştıkları kolay sırtlanacak cinsten değil. tannecik, seni saygıyla selamlıyorum.
bununla ilgili resmi bi açıklamaya rastlamasam da, dün gece 02:35 civarında bikaç saniye süren depremi müteakip, korkudan afedersiniz götüm düşünce uykum da kaçtı. veeeeee... sabah (benim için sabah, 11 civarı) bana vermek istediği haber için daha fazla beklemeye dayanamayıp telefon eden ve güne onun sesiyle başlamamı isteyen uykumun düşmanı, canımın içi sevgili çellocuğum (http://cellocalankedi.blogspot.com/) son ödülü havada kaptı.
neden bazı linkler uzun uzun yazılmış, diye soracaklara cevabım: blogspotla bu ara geçinemiyoruz efendim. kopyala yapıştır yapamadığım gibi (gerçi bunun yerine sürükle bırak yapmaya başladım, onda da yazı karakterlerini ayarlamak ölüm, bknz: absalom'un linki) bazı adresleri de kıçımı yırtmama rağmen ıslah edemediğimden böyle yazdım. kusuruma bakmayınız, zira kusur benim değil.
gelelim benimle ilgili 7 ilginç şeye. bu arada, bu yazıyı 7 arkadaşınıza yollamazsanız şanssızlık 7 yıl boyunca peşinizi hiç bırakmayacak muhahahahahhh
tamam, sulanmadan bitirmek lazım.
1. hiçbi şeyin uzmanı değilim ama her şeyden biraz anlarım. (pencere demirlerini mora boyamak, sinek teli çakmak sevdiğim ve özlediğim işler arasında. kuzuş, site yönetimine benden selam söyleeeeeee! ) bence çok ilginç bi özellik değil ama insanlar yemek yaptığımı ya da bi şeyler ördüğümü duyunca şaşırıyorlar. tipim çok mu işeyaramaz duruyosa artık...
2. yakınlarıma rahatlıkla hayır diyebiliyorken, yabancılara, yok yani o kadar yabancılara değil de samimi olmadıklarıma diyeyim, kolay kolay itiraz edemiyorum. istemediğim hatta hiç hoşlanmadığım insanlarla sinemaya gitmişliğim, oturup ders çalışmışlığım vardır. derdim neyse?..
3. ağzım çok bozuktur, anneannem ve onun babaannesinden kalma genetik mirasımla küfürde yaratıcılığın sınırlarını zorlarım. (babaannem de fena sayılmazdı gerçi, ağzına honiyle sıçarım, deyişi rahmetliye aittir. huni diyemez honi derdi.) bu ayıbın bi kısmını bilim dünyasıyla paylaşıyorum. 7 soyum küfürbaz kardeşim, marsta su bulmayı biliyosunuz, ayıklayın madem terbiyesiz genlerimi de!
4. kendimi kabuklu deniz canlılarına benzetirim. hani buralarda eş dost az var ama, günlük hayatta beni tanıyanlar duygusuz, taş gibi (manken olan taş gibi değil, odun gibi olan taş gibi) umarsız zannederler. en ufak duygu sızıntısında duvarlarımı kaldırırım, arkasına saklanırım.
5. dişimde bi şey kalmış mı, paranoyasının ayaklı örneğiyim. kontrol etme imkanım yoksa, yanımdaki en samimi kişiye 32 diş sırıtıp aynı anda, vişeykalvışvı (bi şey kalmış mı?), diye sorarım. hatta manimanyakım ben bi şey sormadan eliyle gel gel benzeri bi işaret yapar, ben sırıtırım o bakar.
6. blog adım ve nickimden de anlaşılacağı üzere baykuşları çok severim. şimdilik 14 baykuşluk küçük bi koleksiyonum, totomun sol yanında (yanağında değil, yanında, leğen kemiğinin üstüne gelen yerde) kendime mezuniyet hediyesi olarak yaptırdığım büyücek bi baykuş dövmem var. nikah davetiyemde ressam bi arkadaşımdan rica ederek çizdirdiğim baykuşlar vardı.
7. ayak numaram değişken, ayaklarım da pek narindir. kalıba göre 38-41 aralığında gerçekleşen ayakkabı alışverişlerim bazen acılı süreçler geçirmeme sebep olur. ya parmaklarımın üstünden vurur ya klasik arkadan ama bi de tabandan acıtması var ki evlere şenlik. ruh kaba, beden desen maşallah, e kendi kalıbı da öyle pek küçük değil. peki bu bambi halleri nedir kardeşim?
işte böyle... hadi ben dağıtıma çıkıyorum.
selametleeeee...
