15.03.2010

ailesini bekleyen kedi

istanbullu kediseverler, aşağıdaki linki tıklayarak sokakta yaşayamayacak durumda ama şu an için ona kucak açan bir ailesi de olmayan kediciğin fotoğrafına ve bilgilerine ulaşabilirsiniz.

7.03.2010


kadın: bi gün kendi evim olursa, böyle büyük pencereleri olsun istiyorum. akşam işten döndüğümde,

sözü tatlılıkla kesen erkek: perdeleri açıp :)

kadın: önündeki koltuğa oturmak, ayaklarımı pufa uzatıp sokağı seyrederken bi duble rakı ya da bi kupa sıcak çikolata içmek istiyorum.

erkek: kiminle yapacaksın bunları?

yüzünde donan tebessümüyle kadın: muhtemelen yalnız yapacağım

erkek: ya!.. hiç boş yere heveslenme diyorsun yani?

kadın susar, susar, susar... ta ki aradan 1 hafta geçip erkekle rakı sofrasına oturana kadar.

o gece itiraf eder kadın, hayalleri olmasa erkeği hiç bırakmayacağını. itiraf eder, seneler sonra onun yüzünden ailesi olmamış erkek onu suçlarsa hesap verecek gücü olmadığını. kendi geleceğini şekillendirmeye çalışırken, başkasının hayatını altüst edemeyeceğini, kimsenin hayallerini elinden alamayacağını anlatır. erkek, beni ne zaman bırakacaksın, diye sorduğuna belki kadının cevap vermekle olduğundan daha pişmandır ama, söz ağızdan çıkmıştır bile, dönüşü yoktur. konu hiç açılmamış gibi kapatılır, kadehler tokuşturulur, son birer büyük yudumla kalkılır.

el ele geceye karışırlar. ayaklar biraz dolanır ama yüzler güler. o anda akıllardan neler geçtiğiniyse kimse itiraf etmez. söz ağızdan çıkmıştır bir kere ve dönüşü yoktur.

26.02.2010

kim demiş işsizlik var diye!

aksine, işçisizlik var a dostlar. bakın şu ilana, sektörler kızışmış da birbirinden adam çalar olmuş artık. ben de derdime yanayım daha. tannesi, sen de yan anacım. demek ki biz bi boka yaramıyoruz, yoksa şu piyasada açıkta kalmak mümkün mü ayol?

İlaç Sektörü Deneyimli Bireysel Bnk. Satış Yön.
(Ref: ILAC-BPAZ)

İlan Tarihi: 26.02.2010

Şehir/Ülke: İstanbul (Asya), İstanbul (Avr.)

Personel Sayısı: 1

TEB - Türk Ekonomi Bankası

Genel Nitelikler:

Bankamız Bireysel ve İşletme Bankacılığı Pazarlama ve İş Geliştirme Bölümünde görev almak üzere,

  • İlaç sektörünün önde gelen firmalarında en az 4 yıl aktif satış mümessilliği deneyimi olan,
  • İlaç sektörüne ilişkin önemli ölçüde müşteri (doktor, eczacı, hastane çalışanı gb.) portföyüne sahip,
  • Pazarlama ve satış geliştirme konusunda gelişime açık,
  • Üniversite mezunu,
  • İyi düzeyde İngilizce bilen,
  • Analitik düşünebilen,
  • Takım Çalışmasına yatkın,
  • Erkek adaylar için askerliğini tamamlamış

Adayların başvurularını bekliyoruz.

İş Tanımı:

  • Sağlık sektörüne yönelik pazarlama-satış planı kapsamında satış planlaması ve saha organizasyonlarında görev alınması
  • İlgili ekiplerle koordinasyonun sağlanması

heheheheh... yaşasın, yeni eğlence buldum. ya , hergün geziniyorum ben bu sitelerde, arada böyle abidik ilanları size de göstereyim bari.

Ahçı / Aşçı (Ref: TI-FO74948)


Sosyal Sarımsak Gıda San ve Tic. Ltd. Şti.

İlan Tarihi: 26.02.2010

Şehir/Ülke: İstanbul (Asya)

Personel Sayısı: -

Genel Nitelikler:

İstanbul - Ataşehir 'deki merkez mutfağımız için ;

* Adana - Hatay - Mersin illeri doğumlu veya akrabalık ilişkileri olan ,

* Yörenin lezzetlerine ve yemeklerine hakim,

* Tercihen bayan aşçılar aranmaktadır.

hangi birine püsküreyim, bilemedim.

- sosyal sarımsak... sevgi kelebeği vardı eskiden.

- ahçı/aşçı... ah edin, yemek pişirin, paşa gönlünüz bilir.

- adana-hatay-mersin illeri doğumlu veya akrabalık ilişkileri olan... buna bi şey demiyorum bile.

ay siz beni güldürdünüz, allah da sizi güldürsün e mi!

evet, şimdi çok sık göremeyeceğimiz başka bi ilanla devam ediyoruz.

PATENLİ TANITIM ELEMANI
(Ref: AVM-02)

İlan Tarihi: 25.02.2010

Şehir/Ülke: İstanbul (Asya), İstanbul (Avr.)

Personel Sayısı: -

Pi Kare

Genel Nitelikler:

İstanbul'da AVM'ler de 07.02.2010-08.02.2010 tarihlerinde patenli tanıtım yapabilecek;

En az Lise mezunu,
İnsan ilişkileri ve iletişim becerileri yüksek,
Prezentabl, kendine özen gösteren
Pozisyonda deneyimli,
Takım çalışmasına yatkın,
Paten kullanabilen
Boy: min. 1.65 cm.
30 yaşını aşmamış,
Bayan

Takım arkadaşı arıyoruz.

İş Tanımı:

Dünya'nın önde gelen kozmetik firmalarından biri için, patenli tanıtım aktivitesinde görev alabilecek tecrübeli arkadaşlar arıyoruz.

NOT : FOTOĞRAFSIZ BAŞVURULAR DEĞERLENDİRİLMEYECEKTİR.

arkadaşım, ilan tarihiniz 25 şubat ama siz 7-8 şubat için eleman arıyosunuz bu biiiiiir. pozisyonda deneyimli demişsiniz, insan patenle tanıtımda ne kadar deneyimli olabilir, hani benim bi kere bile pateli tanıtımcı görmüşlüğüm yok, ki fink fink gezerim, bu ikiiiiiiiii. paten kullanamayan kaç salak avm orta yerinde yuvarlanıp kafayı gözü yarmayı göze alır da başvurur bu ilana? ayrıca paten kullanmayı bilmiyosa bu pozisyonda nasıl deneyimi olacak? bi de, boy sınırı koymuşsunuz. peki fotoğraf enden mi olsun boydan mı?

bugünlük bu kadar. ilanları izlemeye devam edin anacım.

25.02.2010

uyurdöver

sene 96... aylardan haziran... baykuş liseden mezun olurken (evet, kredili sistemdi ama o zaman da tembeldim, ocakta bitirme gereği duymadım), ardında; sevdiği arkadaşlarını, sevmediği derslerini ve nefret ettiği öğretmenlerini bırakıyor. allahım ne de çoktular! sevdikleri de, sevmedikleri de. ama en çok sevmedikleri.

okul, okul değil psikopat yuvasıydı sanki. zamanında (halamın falan zamanında, yaşı 60, varın siz hesaplayın) ankara'nın en iyilerindenmiş. tanıdığım son iyi eğitimciler ortaokul yıllarımda kalmıştı ama, ben liseye geçene kadar emekli olup gittiler. bizi de bi avuç manyağın ellerine bıraktılar.

emekli olmamakta direnen bi kızkurusu ingilizceci vardı, annemin de öğretmeniymiş. o zaman da kulak çimdiklermiş, eminim hala yaşıyordur, hala öğretmencilik oynuyordur ve hala çimdik atıyordur (kızlara!) bok sarısı saçları, pençe kıvamında tırnakları, altın yüzükleri, altın çerçeve gözlükleri ve boncuklu gözlük ipi şu satırları yazarken, daha 5 dk önce karşı kaldırımda rastlamışım gibi canlandı gözümde. brrrşş! diken diken oldum! ama size anlatacağım olay onunla ilgili değil.

ismini vermeyeyim ama dayanamayıp soyismini yazıyorum, x tiftik vardı, aynı zamanda müdür muaviniydi. tam bi manyak ve malesef yine tam bi kız öğrenci düşmanıydı. hem ortaokul hem lise hayatımızı cehenneme çevirmekle kalmadı, diplomamı almaya gittiğimde bile beni koridorda yakalayıp çemkirdi kaltak. hem de mini mini bebecikken korkudan bi yerlerimizi uçuklatan pörtlek gözlerini iyice aça aça. (aramızda kalsın, kaşlarını da bi boyardı ki, sinirlenip havaya dikti mi karşısında eli baltalı katil olsa altını doldururdu. ) neymiş, okula bu kılıkta gelinir miymiş? ulan manyak, mezunum ben alooooo! temmuz gelmiş, ankara cayır cayır yaniiiy, heralde askılı giyicem. saçımı istediğim gibi yaparım, tırnaklarımı uzatırım oje de sürerim, dövmem de görünebilir sana ne be? burda işim bitti, sen derdine yan! ama mevzu onunla da ilgili değil.

annemin ceset dediği bi tip daha vardı. bizimkiler bu zatı, bi sabah beni okula bırakırken, bahçenin etrafında akbaba gibi dolanır halde görmüşler. akşamına sordu annem, o ne biçim adam öyle, diye. kendi sigarası bittiğinde sınıflara baskına çıkardı. cep ara, mont ara, çanta ara, suç unsuru buldun mu? yapıştır osmanlı tokadını! mezuniyet balomuza gelmişti gece, bugün size kızmaya değil başarılar dilemeye geldim, dediğinde yuhalamışlardı. üzülmüştüm. derdim onunla da değil.

derdim naciye'yle! hani her okulun vardır ondan bi tane. yarım porsiyon ama fıkır fıkır... miniler... kırmızı ojeler rujlar... soruyu cevaplayan erkek öğrencilere, hele de az buçuk yüzüne bakılır gibiyse fingirdemeler, şuh kahkahalarla kafasını pışpışlamalar... yanlış cevap veren ya da hiç bi şey söyleyemeyen kızlara hakaretler, bazen bi şaplak falan, bilirlerse tepkisizlik... işte bizde de vardı ondan, naciye.

bi sene yaz tatilinde, olgunlar sokaktaki eski kitapçılara gidiyorum, naciye de karşıdan geliyor. ama naciye olduğunu anlamam için yanyana gelmem gerekti. çünkü, gölgesine kendisi gibi 3 naciye daha alabilecek genişlikteki şapkası yüzünü uzaktan seçilemeyecek kadar kapatmıştı. ip askılı, göğüs dekolteli, daracık, kısacık bi elbise giymişti. ki o yıllarda ip askılı atletler bile şehir içinde giyilmezdi. ayağında hasır platform topuklu keten ayakkabılar, kollar bacaklar bronz, elbisede gazulet gibi çiçekler... olgunlar sokak buram buram östrojen kokuyor! ilahi naciye, eteğimiz diz hizasındaysa saçımızı çeken sen değil miydin yahu?

dün gece, daha doğrusu bu sabah rüyamda işte bu naciye'yi gördüm, hayrolsun inşallah. ben kalabalık bi kaldırımda yürüyorum, bu zilli de karşımdan geliyor. burun buruna geliyoruz, ters taraftan yürüyor manyak ama gene kenara çekilip yol veriyorum. normalde durur, bi de kötü kötü bakarım ters yönden yürüyene, rüya işte. neyse, yol veriyorum ama yaranamıyorum tabi. naciye cırıl cırıl bağırıyor bana, arkamı dönüp gidiyorum, hala vikvik... bi hışım dönüyorum, ne bağırıyosun lan, diye. hocamsın diye yol verdim, geç git işte, daha ne bağırıyosun? naciye ters bi cevap veriyor, şimdi hepsi aklımda değil ama karşılıklı çemkirmeye başlıyoruz. en son dayanamıyorum, parmağımı sallıyorum tehditkar bi tavırla, kaşınma artık naciye, diyorum. tabi naciye uyuz, illa hart hart. bak yapma, diyorum, hala cırcır. sen misin susmayan? bi sağ, bam! bi sol, güm!

gözümü açtım, duvarın ta dibinde yatıyorum, dişlerim ve yumruklarım sıkılı ve iki elimin de kemikleri zonk zonk!

okul hayatımızın içine ettin hadi tamam, geçti, 14 yıl olmuş. ama bu kadar sene sonra güzelim sabah uykumdan, garibim elcağızlarımdan ne istedin lan naciye? layığını bulasın! allahından bulasın!

naciye kız, bak ne diycem, o senin giydiklerin var ya, şimdi günlük kıyafet, herkes giyiyo, senin bi hükmün kalmadı canım. ayrıca senin memelerin de sarkmıştır, benimkiler ve daha en az 18 milyon türk kızınınkiler hala dik. sen yaşlanıyosun, arkadan bissssssürüüüüüüü çıtır kız geliyo. çatla naciye, çatlaaaaaaa!


not: bi daha da rüyama girme, bu defa duvara çaktım uyandım ama gelecek sefer pis döverim!

ek: aradım, buldum. hala yaşıyo körolmayasıca. naciye feysbokta!

23.02.2010

haaadi eller havayaaaaaa


haniya da benim
kurşun geçir-me-yen göm-le-ğim
gömleğim
12.000$ imiş
isterse 20.000 ooooğlsun
neeeeeğyleyim
amaneyyyyyyy


***


di-şim-den tır-na-ğım-dan
ek-sil-ti-rim
eksiltirim
tayyibim'e en kralını
giydiririm amaneyyyyyy
do-lar-cık-lar yürüüüüüü
yürrrüüü dolar yürrrüüüüüüü
fistanını sürüüüüü
şimdi de geçti burdaaaan
suikastçinin biriiii


***


tay-yi-bim'in göm-leği bu-lıt-pu-ruuf
bulıtpuruuf
tayyibim'in o-ba-ma'dan neyi eksik
amaneyyyyy
do-lar-cık-lar yürüüüüü
iş-siz-le-riiiiiiğ sürrüüüüüüüüü
şimdi de geçti burdaaaaan
modacının biriiiiiiii


***


göy-ne-ğin kır-mı-zı-sı
hü-go ça-vez-deeee
kırmızı çavez'deyseeeeeee
deli-kanlığğğğğğğ nerdeeeeee
do-lar-cık-lar yürüüüüüüü
yürrüüüüüü dolar yürüüüüüüüüü
si-ti-liiiini sürüüüüüüüü
şimdi de geçti burdaaaaaaaaaaannn
liiiiderin biriiiiiiiiiiğğğğ


***
tayyibim'e beyazzzzzzz-dan baş-ka ya-kış-mazzzzz
de-niz fe-ne-riiiğneeeeee ampul ta-kıl-mağğğğzzzzz
yürü dolar yürüüüüüü
12.000'i sürüüüüüüü
şimdi de geçti burdaaaaaaaannn
ko-ru-ma-nın biriiiiiiiiiiğğğ...


hoppaaaaaaaa hadi oturmaya mı geldik ayollllllllllllll


şappi şappiiiiiiiii


.....


....


...




- devletlüm, vatandaş sokakta oynamaya başladı!
- heee, o zaman duralım hele!