26.06.2009
23.06.2009
hem kel hem fodik (fodul değil, fodik)
19.06.2009
çiçeklerden taç yapma mevsimi

saçlarım omuzlarıma zor geliyordu evlendiğimde. zaten gelin başı denen rezil şeyi sevmezdim eskiden beri, 3 numaradan 1 senede anca uzamış kat kat saçlarımı abuk sabuk topuz yaptıracak değildim elbet. biraz daha uzun olsaydı saman iplerle ince ince örecektim belki 4 belki 5 tutam, ama kısaydı. örgünün her türlüsünü sevdiğimden, tepeden iki tutamı arkaya verev uzanan balıksırtı ördürmüştüm düz fön üstüne. kuaför uçlara biraz hareket vermeyi önderdiğinde reddetmiştim. dükkanından çıktıktan 2 saat sonra gidip evleneceğimi bilse düşüp bayılırdı herhalde...
kahvaltıdan sonra çiçekçiye gitmiştim babamla, papatya almaya. çiçekçi ne amaçla aradığımı öğrenince üzülmüştü, havalar çabuk ısınmış, 1 haftadır hiç papatya gelmiyormuş. "zaten hassas olur papatya, bu sıcakta dayanmaz, hemen buruşur bırakır kendini" diye eklemiş, sonra papatyanın daha etli yapraklı, biraz daha kalın saplı kuzenini göstermişti bana, kabul etmiştim mecburen. başımın ölçüsünü alıp, 1 saat içinde hazır olacağını söylemişti.
gelinliğimi kendim çizip, akşama kadar kadınlarla kavga edip seçtiği mesleğe lanetler okuyan suratsız bir penyecide diktirmiştim. kendim çizdim dediysem, bakmayın yıldırım mayruk falan değilim. yerlere kadar uzun düz ve sade bir elbiseydi işte. alt kat amerikan bezi, üstü kendinden minik dallarla desenlenmiş tül. nikahtan sonra da boyar, batik falan yapar, yaz boyunca giyerim diye planlamıştım. annem neredeyse çıldırmıştı sinirinden. "ankara'ya gel de artık şu gelinlik işini halledelim" deyip de zaten hazır olduğu cevabını aldığında bile, gelinlik diye önüne koyduğum elbiseyi gördüğü an kadar bozulmamıştı sanırım... amerikan bezinden gelinlik mi olurmuş! insan bari saten seçermiş vır vır... benim zevkim değil mi canım, kime ne...
arabadan inip de yürümeye başladığımızda gelen tepkiler çok hoşuma gitmişti. çankaya belediyesi sakinleri olarak, kalbi ağzından fırlayacak gibi vedat dalokay evlendirme dairesine giren gelinlerin arasında en sadesi bendim galiba...
ve muhtelif devam cümleleri örnekleri
- sarışın oldun ehehehe
- yok artık o kadar da değil! ben olsam olsam moruşun olurum heheh
- ee, ne bileyim. başka bir şeye şaşırmam galiba
- yok yok, şaşırırsın, iyi düşün
- o zaman evleniyorsun
- bildinnnnnnnnnn
- hadi len, şaka yaptım ben, saçmalama
- vallahi gerçek...
çiçeklerden taç yapma mevsimi geldi yine. bana ne kadar zor ve yavaş görünmüş de olsa, 1 sene geçiverdi. edalım yeni bir yazı yazmış, onu okuyunca içimden geldi anlatmak. hayat garip, çiçekler gibi güzel şeylerden bahsederken konuyu nerelere getiriverdim yine. ben getirdim yahu, hayatın ne kabahati varsa... neyse, daha fazla uzatmayayım yoksa çin'in nüfus planlamasına kadar uzanabilirim. biliyorsunuz, sündürme potansiyelim yüksektir.
bu arada, makyajım fotoğraftakinden daha sadeydi :)) içiniz çok kararmasın, biraz gülümseyin istedim.
hadin görüşürüz...
16.06.2009
halet-i ruhiye

şu günlerde o kadar bezginim ki, kendimi sayfamızın solundaki yaşlı teyze gibi hissediyorum... (her ne kadar çevreci ve muhtemelen eylemci de olsa, yaşlı, yorgun ve mutsuz bi kadın o. belli ki bu aralar rüyaları da kötü ve sabahları yorgun uyandığı için sokağa çıkarken bile pijamasından ayrılamıyor. tabi bizim böyle bi şansımız yok...)
ama sağındaki naturel arkadaş gibi hissetmeye ihtiyacım var.
ıssız bi adada, kaygısız ve giysisiz bütün elektriğimi toprağa akıtmak istiyorum. tavşanlı terlik bende bi nevi takıntı olduğundan mıdır nedir, giydirdiğim her tipin ayağına bundan bi çift veririm, ıssız adaya giderken yanıma alacağım 3 şey de bu durumda
- tavşanlı terlik
- 3 adet incir yaprağı (kameraya sırtımı dönmemek kaydıyla)
- kocaman ve renkli bi gözlük
olarak sıralanabilir. her sabah ne giysem derdinden bıkan 3,5 milyar kadın gibi ben de bu işi kökten çözmek istiyorum. acilen bi ada bulmam lazım.
bu arada, benim tavşanlı terliğim yok. bi çift garfield var, gözlerinin hemen üstünde uyku maskesi takılı ve pis pis sırıtıyor. kuzuş almıştı doğum günü hediyesi olarak, ben kedileri çok seviyorum ve bu kedinin hain sırıtışı aynı benimkine benziyor diye :) bi çift de filli var, peluşlu pofuduk falan bi şey ama tabanları ince olduğu için çok soğuk zamanlarda içine polar patik takviyesiyle giyiyorum.
ne anlatıyorum ben be? aklıma mukayet olun ey dostlar! ya da biriniz 39 numara tavşanlı terlik alın, çenem kapansın!
varsın dertler üst üste gelsin, kediyim ulen ben, kaç yazar!
dün sabah efkarlı bi şekilde dolmuştan inmiş servisin geleceği caddeye doğru yürürken, bu gördüğünüz vatandaşı çöpten çaldığı bi pet şişe kapağıyla kovalamaca oynarken gördüm. kedi sevenler ya da en azından uzaktan da olsa bi kedinin oyunlarını seyredenler bilir, belini kamburlaştırıp kuyruğunu da ters yöne kıvırarak hoplayıp zıplarlar hedefe doğru ya da bazen hedeften kaçarak :) tek pati havada, suratta alabildiğine şaşkın bi ifade donakalırlar arada... ama çok kısa. sonra yine kovalamaca başlar, ilgisini çeken başka şey bulana kadar.
yumruk büyüklüğündeki bu tüy topu da benim rahmetli ceviz gibi dikkati çabuk dağılan cinstenmiş (eserakıllı derdim ceviz'e, sinek kovalarken bile dikkatini çeken başka bi şeyin peşinden gidip sineği unuturdu ki kediler unutmaz normalde, yakalayana kadar rahat edemezler ama bizim oğlanda yoktu böyle kaygılar) ben çantamdan makineyi çıkarana kadar kapağı unutup bi dükkanın kepenkleri arasından geçiverdi, vitrinde kendi yansımasına miyavladı, orda da iki hopladı zıpladı sonra da oturdu. len fotoğrafını çekicem, bi dön bak işe geç kalıcam servis gidecek, pissssstt pisiiii ulen kedi baksana... yok! k*çını döndü oturdu, baktırabilirsen baktır şimdi. yüzüklerimle demirleri tıkırdattım hafifçe, o zaman döndü bana fakat bu defa da ayaklandı, gitmeye karar verdi. zor çektim fotosunu. bi de arkadan çekilmişi var, buyrun onu da görün. varsa hayırlı bi talip, ev sahibi yapalım kendisini. cinsiyet belirsiz ama huy güzel gibi.
tüm kedi sevenlere selam, sevmeyenler (ayça, sweety saydırmayın adınızı şimdi bana, sessiz sessiz oturun köşenizde) de hafiften alışsın canım artık. bundan sonra bekarım, belki bi kedicik alırım yanıma, gelip gittikçe vızırdamayın, alışın şimdiden. hadin öpenziiiiiii
