bi kedi yavrusunun neşesi bambaşkadır. ne ipini koparan danada, ne otlamaktan dönen annesinin memesine saldıran keçi yavrusunda bulamazsınız benzerini. her yerde, her koşulda ve günün her saatinde onlar için oynayıp vakit geçirilecek bi şey bulmak mümkündür.
dün sabah efkarlı bi şekilde dolmuştan inmiş servisin geleceği caddeye doğru yürürken, bu gördüğünüz vatandaşı çöpten çaldığı bi pet şişe kapağıyla kovalamaca oynarken gördüm. kedi sevenler ya da en azından uzaktan da olsa bi kedinin oyunlarını seyredenler bilir, belini kamburlaştırıp kuyruğunu da ters yöne kıvırarak hoplayıp zıplarlar hedefe doğru ya da bazen hedeften kaçarak :) tek pati havada, suratta alabildiğine şaşkın bi ifade donakalırlar arada... ama çok kısa. sonra yine kovalamaca başlar, ilgisini çeken başka şey bulana kadar.
yumruk büyüklüğündeki bu tüy topu da benim rahmetli ceviz gibi dikkati çabuk dağılan cinstenmiş (eserakıllı derdim ceviz'e, sinek kovalarken bile dikkatini çeken başka bi şeyin peşinden gidip sineği unuturdu ki kediler unutmaz normalde, yakalayana kadar rahat edemezler ama bizim oğlanda yoktu böyle kaygılar) ben çantamdan makineyi çıkarana kadar kapağı unutup bi dükkanın kepenkleri arasından geçiverdi, vitrinde kendi yansımasına miyavladı, orda da iki hopladı zıpladı sonra da oturdu. len fotoğrafını çekicem, bi dön bak işe geç kalıcam servis gidecek, pissssstt pisiiii ulen kedi baksana... yok! k*çını döndü oturdu, baktırabilirsen baktır şimdi. yüzüklerimle demirleri tıkırdattım hafifçe, o zaman döndü bana fakat bu defa da ayaklandı, gitmeye karar verdi. zor çektim fotosunu. bi de arkadan çekilmişi var, buyrun onu da görün. varsa hayırlı bi talip, ev sahibi yapalım kendisini. cinsiyet belirsiz ama huy güzel gibi.
tüm kedi sevenlere selam, sevmeyenler (ayça, sweety saydırmayın adınızı şimdi bana, sessiz sessiz oturun köşenizde) de hafiften alışsın canım artık. bundan sonra bekarım, belki bi kedicik alırım yanıma, gelip gittikçe vızırdamayın, alışın şimdiden. hadin öpenziiiiiii
