kadın da erkek gibi, o bir hürmetle söylediğiniz-yazdığınız bayan gibi kendi halinde bi kelimedir. dişi yoktur, ısırmaz dilinizi. ya da klavyeden fırlayıp parmaklarınızı bükmez. korkmayın, hadi hep birlikte yazalım önce: k a d ı n
aaa, bakın hala tek parçayız, yazmaya devam edebiliyoruz, ne güzel değil mi :)
şimdi de yazdığımızı okuyalım, panik yok, yavaş yavaş: kaaaa-dııııınnn
evettttt, başardınız! kadınız biz, utanacak bir şeyimiz yok. rica ediyorum siz de bizim adımıza kadınlığımızdan utanmayın, anneniz de kadındı, onun da utanacak bir şeyi yoktu inanın. kadın demeye çekiniyorsanız hanım deyin, hanımefendi deyin ama bayan deyip baymayın içimizi ya. lütfen!
okuduğum bloglara yorum yazan insanlara sataşmayı sevmem ama görünce dayanamadım, kusuruma bakmayın. adresimi veriyorum, cevap hakkınız mahfuzdur yani. www.baykusunkaralamadefteri.blogspot.com
hera'cığım, kusuruma bakma.
Bayan
Karakteri zayıf
Diye sıralama yaparız GÜNLÜKTUTAN kısa yazdım çünkü bu yazıları yazarken ben bahsetmiş olduğum yere doğru gidiyorum
Sevgisi
Aşk
Bunları izinden geldiğimde tek tek anlatırım senin yazılarının altında benim kullanmış olduğum bayan kelimesi seni ve senin arkadaşlarını tam olarak tanımadığım için kullandım senden ve arkadaşlarından özür diliyorum şu iki kelimeleri yazıp yoluma devam edeceğim GÜNLÜKTUTAN arkadaşın çok uyanık dikkat ettttttt )))))))))))))))
Heyeçan arayan değil teselli veren olmalı
Yabancı
iyi niyetinden şüphem yok, ama düşünce tarzını yine de onaylamıyorum. tabi bu seni bağlamaz, ama haberin olsun kafası biraz çalışan kadınlar bayan kelimesine genelde alerjik reaksiyon verir. bayan lafını kullanan kadın yok mu, dersen, bolca var elbet. onları da tasvip etmiyorum :)
bayan kelimesinin hayatımızda bu kadar çok yer alması sanki akp'nin memleketi ele geçirmesiyle başladı gibi. kadın demeye bile utanalım ki, kadınlığımızı unutup birer koca güdümlü canlı olalım diye, kadın hakları konuşulmasın, kadın okuldan-iş dünyasından babasının-kocasının izin verdiği ölçüde nasiplensin, kendi ile ilgili kararlar alma yetisinden uzak olsun, yani hayattan silinsin diye...önce kadın kelimesini silmek istiyorlar. yerine de, sizlere sonsuuuuz hürmetimiz var efendim, demek için bula bula bayan lafını buldular...
sıralamana baktım, bu durumda erkeklerin çoğu da bayan olarak adlandırılmalı diye düşünüyorum. senin (bence) hatan bayan kelimesini bir sıfat olarak algılaman. oysa kadın da erkek de cinsiyete verilmiş isimlerdir. kişilik bozukluklarından yola çıkarak sıfatlandırmak istiyorsan, beğenmediğin kadınlara bayan demek yerine, menfaatçi kadın, zayıf karakterli kadın vb demek daha mantıklı. senin bayan derken ne kastettiğini (doğal olarak)anlamayan ve kendince bayanı matah bir şey sanan bir bayanla karşılaşabilirsin bir gün. (buradaki bayan, senin anladığın manada bayan)ortaya komik durumlar çıkar...
benim kadınım... olmalı konusuna hera yeterince değinmiş ama, ben de birkaç kelam etmeden geçemeyeceğim. bu dünyada kimsenin kadını ya da erkeği yoktur! hayatımın kadını ya da hayatımın erkeği dediğin insanla ömrünü bir şekilde beraber geçirirsin, evli ya da değil, yaşar gidersin. ama bu, onu senin kadının yapmaz. her insan kendinindir sadece, ve hayatını seninle paylaşmaktadır. benim kadınım dediğin, benim kedim gibi bir şey değildir. siyam ırkının baskın özellikleri gibi, senin kadınının özellikleri sıralanmaz öyle. bu arada, aradığın kadın bu saydıklarınsa, annenin elini öpmeni öneririm, daha iyisini bulamazsın.
***hera'cığım, bize kalbinden temiz bu yorum platformunu ayırdığın için çok teşekkür ederim :))))))))))))))))))))))
Benim erkeğim toprak gibi olmalı
Kusurlarımı gören değil kusurlarımı örten olmalı
Heyeçan arayan değil teselli veren olmalı
Anlayış bekleyen değil anlayış gösteren
Yalnız sevilen değil seven olmalı
benim erkeğim şöyle olsun böyle olsun demem, benim erkeğim ne ya! reklam aşüfteleri gibi.. hayatımda yer alacak erkek diyebilirim, sevdiğim diyebilirim, eşim ya da yarim diyebilirim ama erkeğim demem. komik geliyor kulağıma :) bi de, şöyle olsun böyle desin, yok kadir inanır gibi baksın, bi çaksın oturtsun bi öpsün bayıltsın falan listeleri yapma yaşım geçti gari. zaten çakmaya kalkarsa işin ucu cinayete kadar varır :)
Konu: işte gercek hayat kabullenmemiz gerekiyor
Bu güzel yazıya cevap verilmez mi
Düşüncelerin için sana teşekkür ederim seni tanımak benim için büyük mutluk Akıllı kadından çevresine sevdiklerine ve arkadaşlarına zarar gelmez
İş yerinde, yaşantısın da ,haklarını aramakta ve yaşamında her zaman mutlu olmuştur kendini ezdirmemiştir
Bayan kelimesinin bu kadar fazla türemesinin nedeni benim görüşlerime göre
İş hayatında akıllı kadınlar yokluğundan kaynaklanıyor
İşveren kadınlara baktığında hepsi ya koca parasını yönetiyor ya baba parasını yönetiyor
Geçen arkadaşın .. nın yazısını okudum bir iş bulmuş çalışmak istemiş ve eşiyle bu konuyu paylaşmıştı
...ya..eşi nasıl bir tepki vermişti anımsadın değil mi
Şimdi ... gibi akıllı kadınlar iş hayatında olmadığı zaman onun yerine bir kadın geçecek oda egoist tipli birisiyle erkeksen ona kadın bir bakar mısın veya hanım efendi bir bakar mısın di diye biliyorsan ben çok fırça yedim bu kelimeleri iş ortamında kullandığımda
Unutma bazı erkekler kendinden güçlü ve akıllı kadınların çalışmasını istemezler
Güçlü kadın kendi düşüncelerini fikirlerini yaşatmak isterde ondan
Erkeğe bağımlılığı azalır
Menfaatçi kadın zayıf konularını karşılık yazarak konuşabiliriz senle
Benim kadınım kelimesini kullanmamın amacı sadece hayatımızı şuan birlikte paylaştığımızdan dolayı kullandım
Zaman akışında ölüm ve ya ayrılmalar olduğunda benim diye bir kavram kullanma şansım yok sadece evli olduğumuzdan dolayı kulandım
Evet evliya değiliz
Beli olmaz oda bir başka erkek sevebilir bende bir kadını sevebilirim ben ondan veya o benden mutlu olmazsa ne yapacak mutluluğu yaşamak için başka insanlarla evlene bilir aynı konu benim içinde geçerli
Olma ihtimalide var
Elbette evliya değiliz bizlerde
Evet cevabını bekliyorum GÜNLÜKTUTAN bu senin sayfana yazarsın ben okur karşılığını yazarım senden özür diliyorum işim acele oldugu için masmavinin sayfasına yazdım bu yazım bıraz acele olarak yazdım
Esen kalın
yabancı, anlaşılan sen de dertlisin ben de :)
iş hayatında akıllı kadınlar yok demişsin, var, olmaz olur mu? ama kadınların sıkıntısı, sürekli eksik görüldükleri için kendilerini ispatlamak zorunda bırakılmaları. kadınlar erkeklerden çok ve disiplinli çalışmak zorundadır, çünkü en ufak en insansı hatalarında "elinin hamuruyla..." diye başlayan cümlerler sarfedilir, hem de arkalarından. erkekler dedikoducudur, kadınlara atfedilenden daha fazla hem de. iş dünyasında herkes birbirinin kuyusunu kazmaya çalışır ama en çok kadınların ardından çevrilir dümenler. hele de eli yüzü düzgünse, biraz alımlıysa o kadın, bilgisini, donanımını, yeteneğini gösterebilmek için kadınlığını bir kenara bırakıp erkek gibi davranır. yine yaranamaz!
biraz sertse, cinsel dokundurmalı yaklaşılır. bekar mı bu kadın? ateşi başına vurmuştur. evli mi? kocası gece tatmin edememiştir! bir kadın, hiçbir şeyden şikayetçi olmamak zorundadır yani, yoksa kabahat işini düzgün yapmayanda değil kadıncağızın yatak odasında olanlarda ya da olmayanlardadır!
güleryüzlüyse daha beter kabahat! kesin kuyruk sallıyordur, dişiliğini kullanarak iş yaptırmaya çalışıyordur! var orospudur...
bunlar tabi ki genelleme. yoksa benim de var başımda çatlak bi kadın. ama bunu yapanlar sadece kadınlar değil, unutma. erkek yöneticiler de berbat insanlar olabilir, eminim tanımışsındır birkaç tane.
iş konusu... aynı durumu ben yaşasaydım, eşim yurt dışına birkaç sene görevli gidecek olsaydı, ben de istemezdim. hayatını bir insanla birleştirdiysen, işinden de sosyal çevrenden de zaman zaman fedakarlıkta bulunman gerekebilir. bunu kadın kadar erkek de yapmalı, evlilik sadece kadının fedakarlıkları üzerine kurulabilecek bir düzen değil.
erkekler güçlü kadın istemez konusuna değinmişsin, bence tam bir muamma! tecrübeyle sabit, güçlü kadınlara aşık oluyorlar ama sonra onları çeken bu güç değilmiş gibi, kadınları kedi yavrusuna çevirmek için uğraşıyorlar. sonuç? bazen kadın için, bazen de her iki taraf için hüsran. ama haklısın, erkekler güçlü kadından korkuyorlar. mağara döneminden kalma içgüdüler belki de, ben avlanayım kadın yuvada otursun... değişmeli. nasıl olacağı da yetiştirilecek yeni nesillerin ebeveynlerine bağlı, yoksa 30-40 yaşındaki adamı onca senelik doğrusundan uzaklaştıramazsın.
bayan kelimesini kabullenmeyi reddediyorum! sen de etmelisin. hanım gayet kibar bir söz, kadın demeye çekineceğin ortamda kullanmaya çok uygun. bayan falanca demektense, falanca hanım kulağa daha hoş geliyor. bundan 10 sene önce bayan yoktu, eğer bir toplantıda "bayanlar, baylar..." diye başlayan bir konuşma yapmıyorsan. hatta hanımlar, beyler dendiğini hatırlıyorum. bunu kullanan kadınların olduğunu inkar etmiyorum, söylemiştim, varlar ve onları da onaylamıyorum. bir kadın, kadın demeye utanıyorsa, onun ayıbıdır, eksikliğidir, ezikliğidir. bunu değiştirmek senin elinde değil elbette. anladım, başın derde girmiş. en azından, yeni girdiğin ortamlarda, tanımadığın kadınlarla ilgili konuşurken (bizim blog yazışmaları gibi)hanımlar demeyi seçebilirsin. buna kimse kızmaz. ters laf edecek bir kazmaya da rastlarsan (evet, kadınlardan da kazma çıkar ve erkeklerden beterdirler) hanımefendinin bir nezaket sözcüğü olduğunu, aldığın terbiye gereği böyle hitap ettiğini, ama kendisi hanımefendilikten rahatsız oluyorsa uygun bulacağı başka bir sıfatı da seve seve kullanabileceğini söyleyip, karşındakinin dilini kıçına kaçırabilirsin ;)
kadınım-erkeğim hitapları bana göre değilse de, çiftler arasında kullanılabilir. neticede kişisel tercih, ben sevmem ama senin eşin duymak ister, neden olmasın? ama o duymak istiyorsa, sadece o duysun. bırak şairler ahkam kessin benim kadınım bilmem ne diye, sen sadece eşine hitap et kadınım diye, biz bilmeyelim. bu sahiplenme aranızda kalsın, biz yine birbirini çok seven hoş bir çift olduğunuzu anlarız. ilan etmeye gerek yok :)
iyi yolculuklar yabancı, iyi tatiller. dönüşte görüşürüz, adres burada, yazılar burada ve yoruma açık. her zaman beklerim.
selamlar.
